Panelimiz Başarı İle Tamamladı.
Birliğimizce düzenlenen “Doğu Karadeniz Bölgesi Belediyelerinin Alt Yapı Sorunları ve Mali İmkanları” konulu panel 13 Mart 2010 Cumartesi günü Trabzon Zorlu Grand Otel toplantı salonunda yapıldı. Panele Trabzon Milletvekili Safiye SEYMENOĞLU başta olmak üzere çok sayıda belediye başkanı, kamu kurum ve kuruluşlarının bölge ve il müdürleri, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri, sendika yöneticileri ile belediye çalışanları katıldı.

Oldukça yoğun bir katılımın gözlendiği program saat 10.00’da saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Programın açılış konuşmasını Birlik Başkanımız ve Trabzon Belediye Başkanı Sayın Dr. Orhan F. GÜMRÜKÇÜOĞLU yaptı.
Açılış konuşmasında Başkan GÜMRÜKÇÜOĞLU, Doğu Karadeniz Belediyelerinin karşılaştığı sorunların çözüm noktasında bu panelin çok verimli olacağını belirterek, kendi belediyesinde karşılaşılan sorunlar ve çözüm yolları üzerinde bilgiler verdi. Tüm belediye başkanlarının benzer sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Başkanımız, işlerinin çok zor olduğunu ama bu zorlukların üstesinden gelebilecek azim ve kararlılıklarının da bulunduğunu belirtti.
Doğu Karadeniz Belediyeler Birliği ve Trabzon Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi GÜMRÜKÇÜOĞLU, kent sorunlarının genelde aşırı göçe bağlanarak kısa vadeli geçici çözümler ve kolaycı bir tutumla sosyal, fiziki ve teknik sorunların yapısal ve kalıcı çözümünden kaçınıldığını belirterek “Kent sorunlarının çözümünde en temel aşama öncelik sıralamasını doğru biçimde tanımlamaktır.” dedi.
Başkan Orhan Fevzi GÜMRÜKÇÜOĞLU, alt yapı denildiğinde çoğunlukla sudan kanaldan yoldan ve diğer imalattan söz edildiğini, kimsenin bu ve diğer hizmetleri planlayıp kaynak temin edip uygulamaya koyan teknik ve idari personeli dikkate almadığını söyledi. “Altyapı eşittir belediye hizmetleri” ifadesini kullanan GÜMRÜKÇÜOĞLU “Bugün kentlerdeki en önemli sorunların birinci nedeni, donanımlı ve hazırlıklı hizmet sunucuların ve yöneticilerin sayıca çok az olmasıdır. Başka bir deyişle insan kaynakları sorunudur. İkinci neden olarak akçalı kaynakların yetersizliği ifade edilebilir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’na göre belediyelerin yetki ve sorumluluğuna verilen hizmetlere karşılık dengeli ve sürekli gelir kaynakları belirlenmiştir. Bunların yanında sorunların büyüklüğü yatırım maliyetleri ve benzeri çoğu gerekçe temelden yönetim kapasitesinin yetersizliğinin başka türlü ifadeleri olarak görülmektedir. Kent sorunları genelde aşırı göçe bağlanarak kısa vadeli geçici çözümler ve kolaycı bir tutumla sosyal fizik ve teknik sorunların yapısal ve kalıcı çözümden kaçınılmaktadır. Bu nedenle kent sorunlarının çözümünde en temel aşama öncelik sıralamasını doğru biçimde tanımlamaktır. Aslında 5393 sayılı kanunda bu konuda bir düzenleme de bulunmaktadır.” dedi.
“Kentlerdeki ulaşım, altyapı, konut, çevre, sosyal ve kültürel etkinlikler çağdaş yaşamın gerektirdiği kentsel yaşam kalitesi bağlamında değerlendirildiğinde, mevcut durumun ne derece yeterli olduğu ne tür uygulamaların doğru yapıldığı ve hangi projelerin doğru temele dayandığı kolaylıkla anlaşılacaktır” diyen GÜMRÜKÇÜOĞLU, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Gelinen bu noktada kentler için de ‘Gelişmişlik Raporu’ hazırlanması gerektiğini düşünüyorum. Ancak bu bağlamda kentlerin ekonomik, sosyal ve teknik yönlerden gelişmişlik düzeyleri ölçülebilir. Bu tür bir araştırma ile kentlerimizde bireylerin barınma, ısınma, ulaşım, içme suyu, sosyal ve kültürel etkinlikler için ödedikleri maliyetler ölçüldüğünde aslında yaşam maliyetlerimizin büyük bölümünün yanlış yatırımlardan kaynaklandığı ve Türkiye’de belediyelerin her şey den önce bir ölçek sorunun olduğu görülecektir. Bilimsel araştırmalar neticesinde başta büyük şehirler olmak üzere belediyelerce yapılan altyapı konut ve benzeri çoğu yatırım ile istihdamın gereksinimlere ve tekniğine uygun biçimde yapılmadığı bu nedenle bireylere büyük maliyetlerin yansıdığı görülmüştür.”
GÜMRÜKÇÜOĞLU, yerel yönetimlerde gelirlerin yarısından fazlasının merkezi hükümet transferlerinden oluştuğuna dikkat çekerek “Global kriz ile birlikte belediyelerin öz gelirlerinde bir azalma gözlendiği gibi merkezi hükümetten yerel yönetimlere transfer edilen kaynaklarda bir azalmanın olması kaçınılmazdır. Diğer yandan merkezi hükümet giderek görevlerini yerel yönetimlere aktarmak eğilimindedir. Resmin hepsi birlikte düşünüldüğünde yerel yönetimlerin kaynak ihtiyaçları arttığı gibi gelirlerinin de azalmakta olduğu sonucuna varılmaktadır. Bir kentin yaşanabilirliğinin ve özgünlüğünün yansımaları farklı biçimlerde görülebilmektedir.
Kentin konuklarınca görülmeğe özgün ve tarih sayfalarında yer etmiş mekanlarını korumak ve sonraki nesillere bırakmak gibi bir sorumluluğumuz bulunmaktadır. Bu nedenle önümüzdeki dönemlerde bölgemizde var olan fiziki durum ve hizmetlerin alışagelen yüzeysel yöntemlerden farklı biçimde kentsel yaşam kalitesi, yaşam maliyetleri, özgün değerler bağlamında değerlendirilmesine gerekmektedir.” dedi.
Programın ilk sunumunu Doğu Karadeniz Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Halil MEMİŞ “Doğu Karadeniz Bölgesi Belediyeleri Mali Durum ve Altyapı Hizmetleri Analizi” konusunda yaptı.
Genel Sekreterimiz, Sunumun;
Doğu Karadeniz Belediyeler Birliği tarafından yürütülen saha araştırması sonucunda elde edilen veriler ışığında;
Birliğin görev, yetki ve faaliyet sahası içerisinde bulunan belediyelerin hizmet üretmede varsa avantajlı veya dezavantajlı durumunu ortaya koyabilmek için ülkemizin diğer bölgelerindeki durum ile bir karşılaştırma yapmak;
Ortaya çıkan veriler ışığında gerek bölgesel farklılıklar ve gerekse belediyeler arasındaki ölçek farklılıkları açısından bir sonuca varmak;
Amacıyla hazırlanan raporun ana noktalarından oluşturulan verileri kamu oyu ile paylaşmak amacıyla hazırlandığını ifade etti.
Sunumunda; incelemenin belediyelerde, özellikle Doğu Karadeniz Bölgesindeki belediyelerde hizmet üretmeyi ve faaliyetleri etkileyen birçok unsurun arasından öncelikli olarak iki temel unsurun bulunduğu varsayımına dayandırıldığını;
Bu iki temel unsurun;
Hizmet edilen alanın fiziki şartları;
Yapılacak olan hizmetin finansmanı için gerekli olan mali kaynaklar olduğunu,
Araştırma yapılırken ülkemizin değişik bölgelerinden aynı ölçekteki belediye verileri de değerlendirmeye tabi tutularak gerektiği durumlarda karşılaştırma yapıldığını, ancak, araştırma ve değerlendirmeler yapılırken Doğu Karadeniz Bölgesinde Büyükşehir statüsünde belediye bulunmadığı için, büyükşehir belediyeleri değerlendirmeye tabi tutulmadığını,
Bunun yanında belirlenen söz konusu iki öncelikli unsur da, kendi içinde ayırıma tabi tutularak değerlendirildiğini, bu ayırımın şunlar olduğunu;
Hizmet edilen alanın, hizmet yapılmasını etkileyen fiziki şartları:
Temel Etken: Bölgemizdeki coğrafi yapının ve iklim şartlarının doğurduğu olumsuz şartlar…
Bu durumun doğal sonucu olarak;
Alt yapı hizmetlerini gerçekleştirme zorluğu.
Nüfusun ve özel girişimciliğin az yoğunlukta (alana kıyasen) olması nedeniyle gelir bakımından ortaya çıkan dezavantajlı sonuç.
Yapılacak olan hizmetin finansmanı için gerekli olan mali kaynaklar ve bunu etkileyen unsurlar:
Belediyenin nüfusuna göre genel vergi gelirlerinden aldığı pay Belediyenin öz gelirlerinin toplam gelirleri içindeki yeri
Belediyelerin kendi özel teşebbüslerinden (su, yolcu taşımacılığı gibi) gelir elde etme durumu
Belediyelerin altyapı harcamalarının toplam giderler içindeki yeri ve gelirlere oranı.
Bu tespitler ışığında, bu verileri net bir şekilde ortaya koyabilmek için yapılan değerlendirmelerin ise şu ana kategoriler altında toplandığını:
Bazı Kriterlere Göre Fiziki Durum Tespiti
Belediye Alanlarındaki İmarlı – İmarsız Alan Yol Durumu
Belediyelerin Afete Maruz Kalma Durumu
Konut ve İşyeri Sayısının Durumu
Arıtma Tesisi Durumu
Belediyelerin Gider Yapısı
Altyapı Harcamaları
Belediyelerin Borçluluk Durumu
Belediyelerin Gelir Yapısı
Çevre Temizlik Vergisi
Emlak Vergisi
Belediye Gelirlerinin Genel Tahlili
Öz Gelirlerin Toplam Gelirlere Oranı
Gelir – Gider Karşılaştırması
Personel Giderlerinin Toplam Gelire Oranı
Su Gelirlerinin Su Giderlerini Karşılama Oranı
Ulaştırma Gelirlerinin Ulaştırma Giderlerini Karşılama Oranı.
Bu açıklamalardan sonra, Doğu Karadeniz Belediyelerinin mali durumu ve alt yapı durumunu geniş açıklamalarla ve rakamsal veriler ışığında ortaya koyan Genel Sekreterimiz, sunum sonunda aşağıdaki şekilde bir sonuçla sıunumunu bitirdi.
“Doğu Karadeniz Belediyeler Birliğinin görev ve yetki sahası içerisinde bulunan Trabzon, Gümüşhane, Giresun, Rize, Artvin, Ordu ve Bayburt illeri belediyelerinin Mali ve Altyapı Hizmet Durumlarının analizi amacıyla yürütülen çalışma sonucunda ortaya çıkan ve sunmaya çalıştığımız verilerin kısa analizini aşağıdaki gibi yapmak mümkündür:
Doğu Karadeniz belediyeleri diğer bölgelere kıyasen daha yüksek oranda imarsız alana hizmet vermek gerçeğiyle karşı karşıyadır. (Bu açıdan öne çıkan dezavantajlı hizmetler: yol ve ulaşım hizmeti, içme suyu ve kanalizasyon hizmeti)
Doğu Karadeniz belediyelerinin bu durumu, afete maruz kalma açısından da (son 5 yılın verilerine göre) diğer bölgeler arasında birinci sırada yer aldıkları düşünülünce, yaptıkları alt yapı hizmetlerinin kalıcı olmasının doğal olaylar nedeniyle mümkün olmaması sonucu ile karşı karşıya kalınmaktadır.
Bu durum, belediye gelirlerinden alt yapı hizmetlerine ayrılan mali kaynağın Türkiye ortalamasının altında olduğu gerçeğiyle birleştiğinde, hizmetlerin ne kadar zor şartlarda yapıldığını izah için başka argüman aramaya gerek kalmayacaktır.
Belediyelerin hizmet üretmelerini ve bütçelerini zora sokan en önemli faktörlerden birinin belediyelerin borç stoğu olduğu bir gerçektir. Yukarıda ifade edilen olumsuzlukların doğal sonucu olarak, Doğu Karadeniz bölgesi belediyeleri, hizmet üretebilmeleri için borçlanma yolunu seçmek veya mevcut borçlarını ötelemek durumunda kalmaktadırlar. Bu durum, Doğu Karadeniz Bölgesindeki borçlu belediyelerin oranının, Türkiye ortalamasının üstünde çıkması sonucunu doğurmuştur. Borçluluk açısından bölge belediyeleri en kötü 2. sırada yer almaktadır.
Belediyelerin öz gelirleri ile ilgili olarak yapılan tespitlerden örnekleme olarak alınan Emlak Vergisi ve Çevre Temizlik Vergisi ile ilgili veriler üzerinde bir değerlendirme yapıldığında Doğu Karadeniz Belediyelerinin durumu şu şekilde tespit edilmiştir:
Emlak Vergisi gelirlerinde, Doğu Karadeniz Bölgesi belediyeleri en kötüler sıralamasında 2. sıradadır. Burada dikkat çeken husus, özellikle nüfusu 1.999’a kadar olan belediyelerle, nüfusu 2000-4999 arasında olan belediyelerdeki Emlak Vergisinin belediye gelirlerine olan oranın (kişi başına) çok düşük olduğudur. (Sırasıyla % 1,51 ve % 2,09)
Benzer hatta daha kötü sonuç Çevre Temizlik Vergisi açısından elde edilmiştir. Bölge belediyeleri açısından Çevre Temizlik Vergisi gelirlerinin temizlik hizmetlerini karşılama oranı, Türkiye ortalamasının altında ve en kötü durumdadır.
Belediyeler, bu gelirlerinin yanında İller Bankası paylarının da yetersiz gelmesi nedeniyle özel teşebbüs ve mülkiyet gelirleri elde etmek gayretine düşmüşlerdir. Bu açıdan bakılınca özel teşebbüs ve mülkiyetten elde edilen gelirlerin tüm gelirler içersindeki nispi payı daha yüksektir.
Sabit giderlerden personel giderlerindeki durum örnek olarak alındığında şu resim ortaya çıkmaktadır:
Personel giderlerinin toplam gelirlere oranı son üç yılın (2006, 2007 ve 2008) ortalaması alındığında Bölge belediyelerinin en yüksek oran sıralamasında Doğu – Güneydoğu Anadolu ile İç Anadolu’dan sonra 3. sırada yer aldığı görülmektedir. Bu da, altyapı yatırımlarına ayrılacak kaynağın azalması sonucunu doğuran önemli bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu sunumda ortaya konulan veriler, mevcut durumun fotoğrafının çekilmesinden ibarettir.
Coğrafik şartlar, bölgenin sürekli göç vermesi, bölgenin arazi yapısı ve dağınık yerleşimin Karadeniz’in gerçeği olarak karşımızda durması yukarıdan beri ortaya koyduğumuz olumsuz fotoğrafın temel sebepleri olarak görülmektedir.
Diğer bölgelere nazaran karşımızda olan bu dezavantajlı durumların fazlalığı nedeniyle, Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Doğu Karadeniz bölgesi belediyelerine, şartları diğer bölgelerle eşitleyecek şekilde pay aktarılması için çalışmalar yapılmasını önemli görmekteyiz.
Bu günkü çalışmanın buna ışık tutacağına olan inancımı ifade etmek istiyorum.”
Genel Sekreterimizin sunumundan sonra programa bir süre ara verildi. Verilen aranın ardından “Belediyelerin Mali Yapıları ve Mahalli İdarelerin Gelirlerini Artırma Çalışmaları” konusunda sunum yapacak olan İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşaviri Dr. Hasan Hüseyin CAN’ın sağlık sorunları nedeniyle programa katılamaması üzerine sunumu Birlik Genel Sekreterimiz Sayın Halil MEMİŞ yaptı.
Bu sunumun tamamlanmasının ardından öğle yemeği için ara verilen program saat 13.30 da yeniden başladı.
Öğleden sonraki programda yer alan panelin oturum başkanlığını Birlik Genel Sekreterimiz Sayın Halil MEMİŞ yaptı. Panele panelist olarak, TOKİ Proje ve Araştırma Daire Başkanı M. Levent SUNGUR, İller Bankası Genel Müdürlüğü Proje Dairesi Başkan Yardımcısı Kemal SÜNNETÇİ, Akçaabat Belediye Başkanı Şefik TÜRKMEN ve Ardeşen Belediye Başkanı Mümtaz SİNAN katıldı. Daha önce programda panelist olarak katılacağı belirtilen Gümüşhane Belediye Başkanı Mustafa CANLI ve KTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan AYDIN son anda ortaya çıkan mazeretleri nedeniyle programa iştirak edemediler.
Oturumun başlangıcında Oturum Başkanı Memiş, böyle bir çalışmayı gerçekleştirme amaçları konusunda bilgi verdikten sonra merkezi idare görevlileri ile Belediyecileri aynı masada toplayarak sorunları birlikte dile getirmenin ve değerlendirmenin önemine değindi.
Sonra ilk sözü TOKİ Proje ve Araştırma Daire Başkanı M. Levent SUNGUR’a verdi. SUNGUR yaptığı konuşmada belediyelerimizin karşı karşıya bulunduğu sorunların çözüm noktasında TOKİ olarak yaptıkları uygulamaları somut şekilde ortaya koyarak, son yıllarda bu konuda oldukça önemli mesafelerin kat edildiğini belirtti. TOKİ olarak belediyelerimizle her zaman işbirliğine hazır olduklarını söyleyen SUNGUR, tüm sorunların defaten ve kısa sürede ortadan kalkmasının ise mümkün olmadığını meselelere gerçekçi yaklaşılması gerektiğini de ayrıca belirtti.
Sayın SUNGUR’un konuşmasından sonra kısa bir değerlendirme yapan oturum başkanımız sözü, İller Bankası Gen. Md. Proje Dairesi Başkan Yardımcısı Kemal SÜNNETÇİ’ye verdi. SÜNNETÇİ konuşmasında İller Bankası hakkında kısa bilgiler verdikten sonra, belediyelerimiz ve İller Bankası arasındaki ilişkilerden bahsederek, son zamanlarda banka olarak belediyelerimize çok daha uygun şartlarda kredi verebildiklerini söyledi. Ülkemizin ve dünyanın içinde bulunduğu ekonomik sorunların tüm sektörleri olduğu gibi belediyelerimizi de çok zor şartlarla karşı karşıya bıraktığını bildiklerini, bu sorunların aşılması içinde ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.
Daha sonra Akçaabat Belediye Başkanı ve Birlik Encümen Üyemiz Şefik TÜRKMEN’e söz veren Memiş, söz vermeden Başkanın uzun yıllar İller Bankasında görev yaptığına ve uzun yıllarda Belediyi Başkanlığı yaptığına dikkat çekerek O’nun tecrübelerinin önemli olduğunu ifade etti. Türkmen konuşmasında çok uzun yıllar mühendis olarak İller Bankasında görev yaptığını, on altı yıldır da belediye başkanlığı yaptığını belirterek, kendi uygulamalarından ve belediyelerimizin karşı karşıya kaldıkları sorunlardan uzun uzun bahsetti.
Panelde son panelist olarak Oturum Başkanı tarafından söz verilen Ardeşen Belediye Başkanı ve Birlik Encümen Üyemiz Mümtaz SİNAN, konuşmasında belediyelerimizin içinde bulunduğu sorunların çözümünde somut öneriler getirerek, bu sorunların çözülmesi için hükümete büyük görev düştüğünü belirtti. Her şeyin olup bitmesinin beklenilmemesi gerektiğini anlatan SİNAN, belediyelerimizin bir araya gelerek, siyaseten de bu işin üstüne eğilmeleri gerektiğini söyledi.
Panelistlerin konuşmaları tamamlandıktan sonra oturum başkanı MEMİŞ, yaptığı değerlendirme de, belediyeciliğin zor iş olduğunu, hayatın her aşamasında belediyenin yer aldığını ve adeta 7/24 hizmet etmek durumunda kalındığını belirterek, Doğu Karadenizdeki Belediyelerin bu çerçevede işlerinin daha zor olduğunun bugünkü tespitlerden sonra bir kez daha anlaşıldığını ifade etti. Oturum Başkanımız sonra salonda hazır bulunan ve sorusu olan katılımcılara söz verdi.
Salonda bulunan belediye başkanlarının görüş ve önerileri ile sorularını alan Oturum Başkanı, günün bir özetini yaparak bu çalışmada emeği geçen herkese teşekkür etti.
Daha sonra panele panelist olarak katılan TOKİ Proje ve Araştırma Daire Başkanı M. Levent SUNGUR ve İller Bankası Genel Müdürlüğü Proje Dairesi Başkan Yardımcısı Kemal SÜNNETÇİ’ye teşekkür plaketleri takdim edildi.
TOKİ Proje ve Araştırma Daire Başkanı Levent SUNGUR’un plaketini Bayburt Belediye Başkanı Hacı Ali POLAT takdim etti.
İller Bankası Genel Müdürlüğü Proje Dairesi Başkan Yardımcısı Kemal SÜNNETÇİ’nin plaketini İller Bankası 17. Bölge Müdürü Şükrü AYGAR takdim etti.
Plaket töreninin ardından panel sona erdi.
























